28 yıllık bir bisikleti yenilemek

Bisiklet, gelişen teknolojiye karşın önemi ve kullanımı azalmayan, tersine artan çok güzel bir buluş. Doğayı kirletmemesi ve fiziksel etkinliği desteklemesi öneminin artmasındaki başlıca etkenler. Ancak bu yazımda bisikletin, fizyoterapist olmama karşın, sağlık yararlarından söz etmeyeceğim. Bunun yerine, kendi yenilediğim bisikletten kazandığım deneyimlerimi de kullanarak, bisikletin yenilenebilirlik özelliği üzerinde duracağım.

Bisiklet, basit yapısı sayesinde, neredeyse bozulmaz bir araç. Ayrıca kadrosu sağlam olduğu sürece bütün parçaları değiştirmek olanaklı. Ama genelde buna gerek bile olmuyor.

IMG_20180812_110245468.jpg
Bisikletimin yenilemeden önceki genel görünümü, yaygın pas uzaktan bile görülüyor.

Babamdan kalan 28 yıllık bisikletim de, hemen her bisiklet gibi, düzensiz bakımlara ve zor koşullarda kullanılmasına karşın, bozuk ayarları dışında, tamamen işler durumdaydı. Bu ayarları arasında, yan duran ve kadroyu aşındıran lastik en önemli sorundu. Ayrıca kadrosu ve fren ile vites telleri oldukça paslanmış, zinciri aşınmıştı.

IMG_20180812_110321803.jpg
Buradaki sorun sadece pas değil, tel tutucu aşınmış ve telin kadroya sürtmesine neden oluyor.
IMG_20180812_110335976.jpg
Krom kaplamanın üzerini tamamen pas örtmüş.
IMG_20180812_155310944.jpg
Kadro üzeri daha az da olsa paslı.
IMG_20180812_110343791.jpg
Teker yanlış takılmış ama bu fark edilmemiş.

Aslında ayarlarını yaptırmak ve paslanan telleri değiştirmek kullanmak için yeterliydi. Buna karşın, benden bir yaş büyük bu bisikleti, elimden geldiğince iyi bir duruma getirmeyi uzun zamandır istiyordum. Tatil fırsatı da çıkınca gezmek yerine, bisikletimi yenilmeyi seçtim.

İlk olarak internette araştırma yaptım. Türkçe kaynaklar bir elin parmağını geçmiyordu. Buna karşın önemli projeler vardı. Bunlardan ilki benimki ile aynı marka ve neredeyse aynı model bir bisikleti yenilemeye başlamıştı. İşin kötüsü 2012’de yazılan bu yazı arkası gelecek denmesine karşın, arkası yazılmamıştı. Hemen günlük yazarıyla yorum yolu ile iletişime geçmeye çalıştım. Ancak geri dönüş olmadı.

En büyük yol göstericim, WikiHow sitesi oldu. Bu sitedeki yönergeler kadar alttaki yorumlarda uygulayanların tartışmaları da yol gösterdi. Ayrıca boya konusunda ustasından da bilgi aldım.

Sonra iyi bir boya yapabilmek için tüm parçalarını söktüm. Pedalı sökmek en zoruydu. Çünkü zorlanmıştı ve çekiçle uygun şekilde tıklamadan çıkmadı. Yine gidon göbeği çıkartması zor olan diğer bir yerdi. Burada yardım alabileceğiniz biri yoksa gidon çıkarmaya bulaşmamanızı öneririm.

Tüm parçalar söküldükten sonra sıra boyanın kaldırılmasına geldi. Elimden geldiğince az kimyasal kullanmak istediğimden boya sökücü kullanmadım. Onun yerine eski zımpara kağıtlarını kullandım. Ancak özellikle girintileri zımparalamak çok zordu. Yine de yılmadım, çünkü zımparalamanın düzgünlüğü, yeni boyanın güzelliğini etkileyen en büyük etmenlerden.

İyi bir zımparadan sonra sıra boya aşamasına geldi. Burada ilk başta gri renkteki pas karşıtı astarı kullandım. Daha sonra kadroyu aslına yakın bulabildiğim en yakın renk olan inci beyazına boyadım. Maşayı java mavisine boyadım. Java mavisi dayanıksız olduğundan üzerine, sprey vernik uyguladım. Gidon ve diğer paslanan parçaları da mat siyaha boyadım. Yine dayanıklılık için üzerlerine vernik uyguladım.

 

Boyama Sonrası
Boyama sonrası bisikletin genel durumu.
IMG_20180909_091613567.jpg
Aşırı pas giderildi, üzeri siyah mat boya ile boyandı ve verniklendi. Görüldüğü üzere bazı vidaları boyamak çok zordu. Buna karşın bu vidaları değiştirmdim de. Gereksiz tüketimden olabildiğince kaçındım.
IMG_20180909_091623667.jpg
Yine gidonu mat siyah ile boyandım ve sprey vernik ile vernikledim.
Arka Vites
Bu da arka vitesin yenilemeden sonra, yakından görünümü. Zinciri bisiklet ustamın önerisi ile değiştirdim.

Sonuçta boya tahmin ettiğimden daha iyi oldu ancak uzun dönemde yeniden paslanıp paslanmayacağını göreceğiz.

Sıra, şu anda en güzel bölüm olan süslemeye geldi. Var olan marka yapışkanlarını kullanmak istemiyorum. Bunun yerine Buket Uzuner’in Hava romanındaki tasarımları ve renkleri uyarlayarak kullanmaya karar verdim. Bu akıcı kitap, çevre sorunlarını Türk Kam geleneği ve Anadolu Selçukluları dokusu ile çok güzel bir şekilde işliyor. Aşırı tüketime de değinen kitap konu ile de atılmayıp kullanılan bu çevre dostu araç için çok uygun görünüyor.

0001776389001-1

Peki sizin olanağınız olsaydı, bisikletinizi hangi kitap tasarımı ile alırdınız?

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s